Wednesday, July 11, 2007

Websphere, Weblogic, JBoss - Part 1

Altyapı değişikliği yapmak, hem de uzun bir süreden sonra, hem de çok kapsamlı. Acaip riskli bir iş, riskli olduğu kadar zevkli de. Neden zevkli, çünkü her zaman göremeyeceğin şeyleri görme fırsatın oluyor. Ve yeni şeyler öğreniyorsun. Neyse bizim şirkette de bu tür bir çalışma yapılıyor..

Altyapı değişikliği yapmamızın sebeplerinin başında mevcut sistemin yetersizliklileri ve düşünülen ideal yapının getireceği avantajlar var. Bu seride sırasıyla mevcut sistemin dezavantajları, düşünülen sistemin avantajları, ve bu sistemlerle ilgili karşılaştırma yorumlarımı yazacağım.

Kısaca Mevcut yapı : JBoss ve Weblogic ortak kullanılıyor. Ürün ortamında yaklaşık 12 tane JBoss instance'ı ve 7 tane Weblogic instance'ı var. JBoss instance'larının her biri yaklaşık 3 GB, Weblogic'ler ise 2 GB JVM ile çalışıyorlar.

Support and Documentation

Yetersizliklerin en başında JBoss'un open source olmasından dolayı, sorunla karşılaştığımızda buna müdahele ederken kaynak ve destek konusunda çektiğimiz sıkıntılar geliyor. Bunu da şu şekilde anlatayım.

Şanslıysam, daha önce birisi daha JBoss'ta aynı problemle karşılaşmıştır.
Daha şanlıysam, bu problemini internette forumlarda paylaşmıştır.
Daha daha şanslıysam, bu problemi çözmüştür.
Hepten şanslıysam, çözümü internette biryerlere yazmıştır.

Yani nasıl bir şansa ihtiyacım olduğunu siz düşünün. Bu durum bana hatırı sayılır bir deneyim kazandırdı, bunu inkar edemem. Ama bunun yanında eğer bir sistem 7/24 çalışmak zorunda ise ve size kalan mini minnacık kısıtlı zamanda bu tür bir araştırma yapmanız gerekirse, sanırım yeterince terlersiniz. Projemiz henüz bu aşamada değil, ama çok yakın bir zamanda 7/24 çalışması gereken bir sistem haline gelecek. Bu da sorunlara müdahele şeklimizi değiştirmemizi gerektirecek.


Scalability

Ölçeklenebilirlik, aslında bizlere mühendislik eğitiminde neredeyse sürekli anlatılan bir kavramdır. Ama nedense iş pratiğe geldiğinde günü kurtarma adına verilen kararlar, hem ölçeklenemeyebilirlik yaratmakta, hem de ileride çözümü çok çok zor olan sorunlara yol açmaktadır. Ölçeklema kavramında işin büyük kısmı tasarım ve geliştirmeye düşse de, uygulama sunucusunun da ölçek büyüdükçe buna dayanabilmesi gerekmektedir. Ve hatta daha iyi performans gösterebilmesi gerekmektedir.

Her ne kadar sorunlarla karşılaştığımızda sistemlerimizi dikey veya yatay olarak büyütsek de, buna ihtiyacımızı en aza indirebilmek uygulama sunucusunun görevlerinden biridir. Yaa düşünsenize gerçek hayatta ayakkabı alırken dahi, "bir numara büyüğünü al, gelecek sene de giyersin" diyen bizler, her zaman proje geliştirirken proje büyüklüğünün bu şekilde kalacağını düşünürüz. Ne ironi ama.


Performance Monitoring

Yaşadığımız sıkıntılar içerisinde ilk sıraları zorlayan ve zaman zaman birinciliği alan sorunlardan bir tanesi de, sistem üzerinde performans gözlemleme işlemini layığıyla yapamamızdı. Aşağıda bu sistemde kullandığımız 3rd party tool'ları sıralayayım.

JProfiler - Ürün ortamında kullanmak neredeyse imkansız, sisteme getirdiği yük hayli fazla, dolayısıyla kullanmak istiyorsan, Alfa veya Beta ortamlarında kullanabilirsin ki onu da denedim, o bile işkence idi.

GC.log - JVM içerisine birkaç parametre yazdığınızda sistem Garbage Collection ile ilgili tüm dataları bir dosyaya yazıyor, ve server'ın yaşam süresi boyunca bu dosyayı güncelliyor. Aman dikkat dosyayı yanlışlıkla silerseniz yeniden yaratmıyor. Taa ki sunucu restart olana kadar. Bundan sonrası ile ilgili iyi bir Konfigürasyon Yöneticisi arkadaşımın yazılarında detaylı bilgi var java hafıza problemleri ve GCViewer

JConsole - Neredeyse aralarında favorim budur. Ne ortamlara yük getiriyor, ne de bir sürü ayar yapmanız gerekiyor. Sadece JVM'e birkaç parametre yazıyorsunuz, bitti. Ama bu bile sistemde sadece memory'yi takip etmemize, mevcut thread'leri izlememize yarıyor, ve bundan öteye gidemiyordu.

TomcatListener - Bunu da ben yazdım. Aurora ve JBoss kullanıyorsanız, gayet kullanışlı...

Bu listeden sonra bile, yine de sistemde bir sıkıntı olduğunda bu sıkıntıyı bulmak, bulamadığımız durumlarda geçici çözüm üretmek yeterince zor oluyor. Bu durumda son çare olarak uygulama sunucusunu restart ediyoruz. Yine aynı noktaya geliyoruz, sistem çok yoğun çalışmadığı durumlarda bunu yapabiliyoruz, ama yarın sistem 7/24 çalıştığı zaman bizden hesap sormazlar mı?



1 comments:

İbrahim Demir said...

Merhabalar Oğuz Bey,

Sanırım open-source tarafında en büyük sıkıntı know-how birikimi konusunda oluyor. Bu birikim ürünü kullanan kişilerin insiyatifinde. Yani birikimlerini sizin şans dediğiniz şekilde size getirecek bir paylaşım içinde bulunurlarsa ne ala süper oluyor ama yok herkes sorusunu sormuş ve cevaplar oluşmamışsa o zaman durumlar sıkıntılı olabiliyor.

Fakat lisanlı ürünlerde (en azından büyük büyük amcaların sattığı ürünlerde) onlar kendileri zaten ciddi bir know how oluşturyorlar. (ör:developerworks,msdn vb.)

Sözü daha fazla uzatmayayım. Ellerinize sağlık.

En kısa sürede tanışmak dileğiyle :))